Hiç Hiç hissettirmiyor bu dalgalar Hiç… Hissedemiyorum bu gece Yerdeyim uçamıyorum Hiç Hiç Tazecik çamaşır kokulu Boynundan koklardım Hiç Başım dönerdi Bugün kokular ağır Benden ağır Hiç Hiç – Bir arkadaş geldi sonra Yanında “manita”sıyla Gözleri bana merhaba derken Bütün diskoyu kadraja almış Bebekler öyle büyük Hiç Hiç Hiç demedim Hiç dedin dedim mi? – [...]
Gosterilen Zaman Mayıs, 2007
“El pençe divan” Kavuşmuş eller Boynu bükük duruyor Yaranamamış velinimetine Gözleriyle yalvarıyor Neden biri efendi ötekisi köle Efendi, kendini öyle sanıyor da Köleye ne oluyor Tel örgülerle ayrılmış cennet Dört tekerlekli bir kuşa kapılarını açıyor Kadın gibi kırıyor kapkara bir araba Nazlanarak bahçeye dalıyor
Bu kısa romanda, her okuduğumda beni şaşırtan bir yan var: “Gerçek gibi”den daha fazlası. Franz Kafka, olağanüstülükleri sanki sıradanmış, gerçekleşebilirlermiş gibi anlatıyor. Gregor Samsa bir sabah kendisini bir böceğe dönüşmüş bulur. Durumundan çok işe geç kalma kaygısı duyar ama işine ve eski hayatına dönme şansı artık yoktur. Çevresindeki insanların şaşkınlıklarında bir eksiklik vardır. Böceğe dönüşmüş [...]