gerçek, dokunabilecek kadar yaklaştığında, elsiz kalmakmış
Gosterilen Zaman Mart, 2010
Kış dışarıda çığlıklar atıyor, içeriye girmeye çalışıyor. Sobamızsa odunları iştahla yutarken karşılığını veriyor. Elimde kalemim, boş deftere bakıyorum. Kafam öyle dumanlı, bir yerden bir yere varamıyorum. Aklımdan geçenleri yazmaya kalksam, yakalamakta geciktiğimden, anlamsız, yarım cümleler dolduracağım sayfaya. Cümle kurmayı başarsam da yetersiz, anlamlar yitirilmiş. Perimse iyice delirmiş. İlham vermeye geldiğini bile unutmuş. Üzeri dantelalı örtüyle [...]
değer mi onu bulmak da neymiş kalbimdeymiş oysa değer mi bedenden soyun sevişelim değer mi ruhun ikizini bulmuş kimin ikinde değer tabi yaşadın aslanım böyle bir dehaya hazır değil dünya patlasın mı dursun dedi tek parça çatlasın mı o yarık eder tehlikeli al başına belayı, sırtla uçurtmayı hadi delikanlı gibi davran velet en güçlü deparını [...]
Gökten mi indik, sürüden mi çıktık (çıktık mı, orası ayrı)? Eğer gökten indiysek, ışıktan kopmuş gelmişizdir. Aydınlanma, bizi kaynağımıza ancak yok olarak ulaştırabilir. Yok sürüden/güruhtan çıktıysak, istisna olmamamız muhtemeldir. Demek ki sürüden, aydınlanmaya doğru tikel bir yönelim var demektir. Azınlık kalmak bakiyse ve oran aşağı yukarı aynıysa da yok oluş söz konusu değildir. Çünkü gerçeğe/gerçekliğe, [...]
Şimdime inanıyorsan, dünümü sormazsın. Sana da geçmiş lazım olur, beni silmek zorunda kalırsın.
22 Kasım 2009 – 21:14 “Tek başınayken aklını koruma sanatı”… Güzel kitap olmaz mı? Hatta başına “on derste”yi de ekleyebilirim. Peki, kelin ilacı var mı ki başkalarına satıyor? O kel bensem her zaman vardır. Dermanın dertten beter olabileceğini baştan kabul edecekseniz, kusuru hekimde aramayacaksanız, emrinize amadeyim. Önce durum değerlendirmesi yapalım ve teşhisi sorgulayalım. Soralım; tek [...]
21 Kasım 2009 – 00:22 Ne zamandır şiir yazmıyordum. Peki, ben şiir yazıyor muydum? Kimilerinin kötü, kimilerininse çok kötü olduğunu biliyorum. Yazmaktan alıkoymamalı. Bir günlük gazeteye gönderilen şiirlere göz atıyorum, soba tutuşturmak için kullandığım gazetelerden, şiir gönderenlerin ömürlerinde şiir okumadıkları belli oluyor. Okusalardı yazdıklarına şiir demezler, en azından insan içine çıkarmaya cesaret etmezlerdi. Hayata nasıl [...]
Sözün Can Yücel’e ait olduğu rivayet edilir. Tevatüre göre bir programda Duygu Asena, Nazım Hikmet’e “kartpostal şairi” demiş, bunun üzerine Can Yücel de telefonla programa katılmış ve “kart sensin postal da sana girsin” demiş. Böyle bir çıkış delidolu, küfrü esirgemeyen Can Baba’ya hiç aykırı düşmüyor. İnternet önemli bilgi kaynağımız ama yanlış bilginin yayılmasında etkili olur. [...]
Geceleri taştan yontma Mermer tenli güzelliklerdi Sümüksü sevgimizle kirletir Çoraplarımızla silerdik üzerlerini Ey sen, yalnızların en puştu! Artık yüzün de kızarmıyor tövbelerinden Kanıksanmış edepsizliğinde Antenlerini oynata oynata, böcek Üzerimde geziniyorsun, ırzıma Bir kez daha, bir daha Kirli tırnaklarını etimde hissediyorum Ceset gibi kokan nefesin ensemde Güzelliklerden bahsediyorsun, gülünç Sevmekten sevilmekten namustan On pezevenk gücünde yalanların [...]