Her gün yeni bir hayatsa Yaşamın acemisisin Uyanmayacağını bile bile Acaba uyuyabilir misin Lifler, dokular, sinirler Sızlayıp duran makinesin
Gosterilen Zaman Kasım, 2010
Bir melek gördüm gölgemde Kendimi böyle bencilce sevdim Öyle geride kalmışım ki Geriye bir tek ben kalmışım Evcilik oynamayı becerememiş Üçüncü tekil şahıs kelamsızım Gizli öznelerde bile sadece Sadece kendime âşıkmışım Hımmmm Ne zaman kanatlanıp uçarım Denize vuran yansımasında ayın Bilmediğim kıyılara varırım
Boynunda, hareket ettikçe ses çıkarıyor. Toplanmışız bütün koyunlar, otlanıyoruz. Aramızda keçiler de var, yavrular da. Buranın otlarını beğenmedim, yemesen aç kalacağım. Ben de otların son bulduğu yere yöneldim. Burada koşarak, bağıra bağıra havyanlar geçiyor. Öyle hızlılar ki ne olduklarını seçemiyorum. Bizim ineklerden bile büyükler. Ata da benzemiyorlar. Yok bunların da tadı yok. Zaten çoban bağırıyor. [...]
“Yok mu bunun ilacı?” kimini kör kuyularda unutur şenlik bitti mi talan başlar aşk bitince yalan başlar ve şen kahkalar arasında tecavüzler duyulmaz alkole batıp çıkmış taksim kuyruğunu kovalayan köpek bokuyla kavga eden deli
Yolunacak saçım olaydı derdim İçimi kemiren güvensizliği Tel tel sökeyim içeriden Bir sorucuk olsun, cuk otursun Kuralları varmış, bunları çok duymuş Bebekliği çoktan aşmış, memeyi bırakmış Emmek yerine durmadan ısırmakta Elimden tutmuş ya bir kere Bir daha dönüp yüzüme bakmıyor Gözleri bir serabın peşinde Elinde elim, durmadan koşuyor Gücümü çoktan yitirmişim Yollarda parçalanıp bitmişim Görmüyor, [...]
Bazı garipler var uzaktan seviyorlar Bazı ahmaklarsa bunu kolay sanıyorlar Hangi sabaha çıkmışım ki beklensin Uzaktayken bile hep aynı kalayım Bana deseler ki ne yazdın Aynı soru-cevap, neye inandın Bazı garipler var uzaktan seviyorlar Bazı ahmaklar, sevilmeyi bile bilmiyorlar
Kusmak istiyorum geçmişi şimdiyi ve geleceği Geçmiş kulağını dikmiş beni dinlemekte Şimdi ise durmadan zehirlemekte Gel de böyle bir hayatın geleceğinden hayır bekle